Makale

Örtük Öğrenme Nedir?

Öğrenme ve bellek psikoloji alanında temel araştırma konularından birisidir. Bellek içerik olarak bakıldığında temel olarak açık ve örtük olarak ikiye ayrılır. Açık bellek bilinçli bir farkındalık gerektirirken, örtük bellek bilinçli bir farkındalıktan uzaktır ve depolama doğrudan olmayan bir yolla gerçekleşir. Örtük bellek açık belleğe göre belli işlevler için daha hızlı ve daha iyi bir performans gösterir (Marsel, 2004).

Gizli ve açık bellek tartışmalarda çeşitli şekillerde kullanılmış terimlerdir.  Bellekte bir değişikliği ölçmenin iki yolu arasındaki ayrımı ifade ederler. Açık bir bellek testi, nesnenin belleğinin test edildiğini belirtir. Açık bellek testleri, geri çağırma veya tanıma testleri de dahil olmak üzere çeşitli prosedürleri kullanabilir. Örtük bellek testleri dolaylıdır. Önceki deneyimsel olaylar için ne talimat ne de görevle ilgili herhangi bir teşvik sağlamaz. Bu terimlerin ikinci bir anlamı, iki tür testte kullanılan geri alma süreçlerinin doğasını ifade eder (Shulman, 1997).

Hayes ve Broadbent (1988) açık öğrenme ve örtük öğrenmenin bağımsız bir sistem olduğu görüşündedir. Ancak yapılan bir diğer araştırmada, iki farklı öğrenme türü teşvik edildiğinde farklı görevlerin farklı öğrenilmediğini bulmuşlar, ancak zorluk derecelerinde farklılık gösterdiği bulunmuştur (Green ve Shanks, 1993).

Yapılan bir literatür taraması sonucunda bulgular göstermiştir ki; açıktan ziyade örtük öğrenme, dikkate, belirli öğelere, temel kurallara odaklanmadığı zaman ortaya çıkar. Örtük öğrenme sonucunda elde edilen bilgi genellikle nispeten güçlüdür (Diennes ve Berry, 1997). Türkiye’de yapılan bir çalışmada da bu literatürde olan araştırmaları desteklemektedir. Sürdürülebilir dikkatin ve bağlamsal ipucu kullanımının örtük bellek üzerinde bir etkisi yoktur (Ilgaz, 2013). Türkiye’de yapılan bir çalışmada da benzer bulguya rastlanmıştır. Dikkatin bölünmesi veya azalması örtük belleği etkilememiştir (Amado,1996)

Örtük öğrenme (implicit learning) kavramı ilk kez 1967’de Arthur Reber tarafından ortaya atılmıştır. Reber, yaptığı bir deneyde katılımcılardan daha önce hiç bilmedikleri Markoviyan kelimesinin harf dizilerini ezberlemelerini istemiştir. Bu harf dizilerini ise yapay dilbilgisi kurallarına göre oluşturmuştur. Harf dizilerini ezberlettikten sonra, katılımcılara belirli birtakım kurallar olduğunu söylemiş ve bu kuralların ne olduğu hakkında bir şey söylememiştir. Daha sonra da katılımcılardan harf dizilerini sınıflamaları istenmiştir. Deneye katılan kişiler, %60-70 oranında doğru sınıflama yapabilmişlerdir (Reber, 1993).

Örtük öğrenme olarak nitelenecek bir diğer durum ise kişinin öğrenme niyeti olmadan bilgi sözel olarak zor ifade edilebiliyorsa örtük öğrenme gerçekleşir (Terry, 2013).

Melodisini sevdiğimiz bir parçayı dinlerken sözlerini farkında olmadan mırıldanırız. Bu durum örtük öğrenmeye örnek olarak verilebilir. Örtük öğrenme esnasında bireyler özel bir çaba sarf etmezler. Bunun için ilgi odaklarında kayma, yaptığı öğrenimden sıkılma veya fiziksel olarak beynin yorulması gibi durumlar da söz konusu değildir. (Benim düzenle) Ortamdaki karmaşıklık ve gürültü düzenli ise insan bilişi bunu örtük olarak algılar. Örtük öğrenmeyi biliş, zeka, kişilik, beceri öğrenme, karmaşık biliş ve dil gibi ikili süreç teorileri için bir yetenek olarak ele alabiliriz (Kaufman vd., 2010).

Örtük bellek konusunda çalışılan konulardan en bilineni yapay bir dil bilgisini öğrenmektir. Dilbilgisi rastlantısal olarak oluştuğu için örtük öğrenme olarak kabul edilir. Reber (1967)    P, S, T, V, X harflerini kelimeler yerine kullanarak yapay bir dilbilgisi oluşturmuştur. Araştırmada önemli olan konu dilbilgisine uymayan dizileri bulmaktır. Katılımcılara bir dilbilgisi varlığından söz edilmemiştir. Herhangi bir dilbilgisi yapısına uymayan kelimeleri ezberleyenlere göre dilbilgisine uyan harf dizilerini ezberleyen katılımcılar daha az hata yapmışlardır. Bir başka araştırmada ise kelimelerin kodlanmasında kontrollü kodlamanın, sonraki algısal örtük bellek için gerekli olduğunu göstermiştir (Crabb ve Dark, 2003).

Örtük öğrenme, bilişte temel olarak yer alır ve her yerde var olan bir süreçtir. Her ne kadar örtük öğrenmeyi tanımlamak ve işlevselleştirmek teorik olarak zor olsa da, araştırmacılar örtük öğrenme anlayışında önemli ölçüde ilerleme kaydetmişlerdir.

Kaynak:

  • Hayes, N. A., & Broadbent, D. E. (1988). Two modes of learning for interactive tasks. Cognition, 28(3), 249-276.
  • Green, R. E., & Shanks, D. R. (1993). On the existence of independent explicit and implicit learning systems: An examination of some evidence. Memory & Cognition, 21(3), 304-317.
  • Dienes, Z., & Berry, D. (1997). Implicit learning: Below the subjective threshold. Psychonomic bulletin & review, 4(1), 3-23.
  • Ilgaz, H. (2013). E-Öğrenme Ortamları İçin Sürdürülebilir Dikkat Düzeyi İle Bağlamsal İpucu Kullanımının Örtük Bellek Performansına Etkisi.
  • 1997 Harvey G. Shulman Priming psychology:312
  • Reber, A. S. (1967). Implicit learning of artificial grammars. Journal of verbal learning and verbal behavior, 6(6), 855-863.
  • Reber, A.S. (1993). Implicit learning and tacit knowledge. Oxford: Oxford University Press.
  • Marsel, M. M. (2004). Davranışsal ve kognitif nörolojinin ilkeleri. İstanbul: Yelkovan.
  • Reber, A. S. (1989). Implicit learning and tacit knowledge. Journal of experimental psychology: General, 118(3), 219.
  • Kaufman, S. B., DeYoung, C. G., Gray, J. R., Jiménez, L., Brown, J., & Mackintosh, N. (2010). Implicit learning as an ability. Cognition, 116(3), 321-340.
  • Crabb, B. T., & Dark, V. J. (2003). Perceptual implicit memory relies on intentional, load-sensitive processing at encoding. Memory & cognition, 31(7), 997-1008.
  • Amado, S. (1996). Farklı dikkat düzeylerinin örtük ve açık bellek üzerindeki etkileri. Yayınlanmamış doktora tezi. Ege Üniversitesi, İzmir.

Reyhan Metin

Mersin Üniversitesi Psikoloji bölümü son sınıf öğrencisi. Sosyal Hizmetler Önlisans mezunu. Hem öğrenmek hem de öğrendiklerini paylaşmak için bu platformu kurdu.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın